Doğru Düşünce ve Meditasyon



Klasik Yoga'nın uygulanması gereken 5 temel prensibi vardır.
Bunlar;
1-Doğru egzersiz,
2-Doğru nefes,
3-Doğru gevşeme,
4-Doğru beslenme,
5-Doğru düşünce ve meditasyondur.

Bu 5 ilke Klasik Yoga'nın özünü oluşturur.

5-Doğru Düşünce ve Meditasyon
Ne düşünüyorsak O'yuz. Bu en önemli noktadır. Bu sebeple olumlu ve yaratıcı düşünceler, güçlü bir sağlık ve barışçıl, neşeli bir zihne katkı sağlar. Zihin düzenli meditasyon uygulamaları ile mükemmel bir şekilde kontrol edilebilir. Bir gölün yüzeyi durgunken dibini açık bir şekilde görmek mümkündür. Bu, yüzey dalgalarla altüst olmuşken imkansızdır. Aynı şekilde zihin sessizken, hiçbir düşünce veya arzu yokken -Öz-ünüzü görebilirsiniz ve buna Yoga denir.

Zihinsel çalkalanmaları iki şekilde kontrol edebiliriz: İçsel ve dışsal konsantrasyon yoluyla. İçsel olarak -Öz- ya da -Ben- bilincine odaklanırız. Dışsal olarak -Öz- ya da -Ben- dışındaki herhangi bir şeye odaklanırız.

Örneğin golf oynarken, topu deliğe sokma düşüncesine odaklanmışken, diğer düşünceler yavaşlar ya da susar. Mükemmel bir konsantrasyon sağladığımızda iyi bir oyun oynadığımızı düşünürüz. Deneyimlediğimiz mutluluk, topu deliğe 18 kere soktuğumuz için değil, ama tam 18 defa mükemmel bir konsantrasyon sağladığımız için gelir. İşte bu gibi zamanlarda dünyanın tüm kaygı ve problemleri kaybolur.

Zihinsel olarak odaklanabilme hepimizin içinde var olan bir yetenektir; sıra dışı ya da gizemli bir durum değildir. Meditasyon bir Yogi tarafından öğretilmesi gereken bir şey değildir; zaten düşüncelerinizi kapatabilme yeteneğine sahipsiniz.
Bununla meditasyon arasındaki tek fark (olumlu şekilde), genel olarak zihnimizi dışsal objelere konsantre etmeyi öğrenmiş olmamızdır. Zihin tam anlamıyla konsantre olmuşken zaman sanki yokmuşcasına, farkına bile varmadan geçer. Zihin odaklanmışsa, zaman yoktur! Zaman yoktur, zihnin yarattığı bir şeydir. Zaman, yer, sebep ve tüm dışsal deneyimler zihnin yaratımlarıdır.

Zihin tarafından elde edilen tüm mutluluklar geçici ve akıp gidicidir; doğa tarafından sınırlandırılmıştır.
Sürekli mutluluk ve mutlak barış için, öncelikle zihni sakinleştirmeyi, konsantre olmayı ve zihnin ötesine geçmeyi bilmeliyiz. Zihnin odaklanmasını, içe, Ben'e yönlendirerek mükemmel konsantrasyon deneyimini derinleştirebiliriz. Bu -Meditasyon- durumudur.

Meditasyon Teknikleri
Meditasyon, kör bir insana renklerin açıklanamaması gibi, açıklanamaz bir deneyimdir. Tüm sıradan deneyimler; zaman, yer ve nedenlerle sınırlandırılmıştır. Bizim normal farkındalığımız ve anlayışımız bu sınırların üstesinden gelemez.
Geçmiş, şimdi ve gelecek gibi terimlerle ölçülen sınırlı bir deneyim transandantal(aşkın) olamaz.
Zaman kavramları aldatıcıdır, çünkü süreklilikleri yoktur. -Şimdi-; ölçülemez derecede küçük ve tutulamayacak kadar akışkandır. Geçmiş ve gelecek şimdide var olmazlar. İllüzyonda yaşarız.

Meditatif durum tüm bu sınırlamaları aşar. İçinde ne geçmiş ne gelecek vardır, sadece ezeli ve ebedi Şimdi’de Ben olma bilinci vardır. Bu sadece zihinsel hareketlilik sakinleştiğinde mümkündür. Buna en yakın deneyimleyebileceğimiz benzer paralel durum derin uykudur -ki derin uykuda da zaman, yer ve de neden yoktur. Ancak meditasyon derin uykudan farklıdır, çünkü ruhta derin değişiklikler yaratır. Meditasyon, düşünce dalgalanmalarını sakinleştirerek, zihinsel sükunet getirir.
Fiziksel seviyede meditasyon, bedenin büyüme ve iyileştirme anabolik sürecini sürdürür ve katabolik ve bozulma sürecini azaltır. Genellikle anabolik süreç 18 yaşına kadar üstün gelir. 18 ila 35 arası ikisi arasında denge vardır ve 35 den sonra katabolik süreç hakim gelir. Meditasyon katabolik bozulmayı azaltır. Bu beden hücrelerinin doğal alıcılıklarından kaynaklanır. Her bir vücut hücremiz içgüdüsel bilinçaltı tarafından yönetilir. Her birinin hem bireysel hem de ortak bilinci vardır. Düşünceler ve arzular bedene girdikleri zaman, hücreler harekete geçerler ve beden her zaman grubun beklentilerine boyun eğer. Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki; pozitif düşünceler hücrelere pozitif sonuç getirir. Meditasyon zihne sürdürülebilir pozitif bir durum getirdiğinden vücut hücrelerini gençleştirir ve bozulmayı geciktirir.
Bir kimse meditasyonu öğrenemez, uyumayı öğrenemeyeceği gibi. Kişi her iki durumun da vuku bulmasını sağlar.

Meditasyon aşama ve tekniklerinde hatırlanması gereken bazı mutlak noktalar vardır.

Meditasyon Tavsiyeleri
1.Zaman, yer ve uygulamanın düzenliliği önemlidir. Düzenlilik zihnin aktivitelerini asgari gecikme ile yavaşlatmasını sağlar.
2.En etkili zaman dilimleri şafak vakti ve günbatımı zamanlarıdır, bu zaman dilimlerinde atmosfer özel bir ruhani güçle yüklenmiştir. Eğer bu vakitlerde meditasyon yapmak olanaklı değilse, günlük işlerden uzak kalabileceğiniz, zihnin sakin olmasının olası olduğu bir zaman seçin.
3.Meditasyon için ayrı bir odaya sahip olmaya çalışın. Meditasyon tekrarlandığı müddetçe güçlü vibrasyonlar bu alana yayılacaktır ve böylece barış ve arılık hissedilecektir.
4.Otururken Kuzey ya da Doğuya doğru oturun böylece hayırlı manyetik titreşimlerden faydalanırsınız. Sabit, rahat, bağdaş kurmuş bir şekilde oturun, omurga ve boynunuz dik olsun ama gergin olmasın.
5.Başlamadan önce zihne belli bir zaman dilimi için sakin olmasını söyleyin. Geçmiş, şimdi ve geleceği unutun.
6.Bilinçli bir şekilde nefesi düzenleyin. İlk önce 5 dakikalık karın nefesi ile başlayın ve beyine oksijeni getirin. Daha sonra yavaşlayın ve fark edilmez bir hıza getirin.
7.Ritmik bir şekilde nefes alıp vermeye devam edin. 3 saniyede nefes alın ve 3 saniyede nefes verin. Nefesin düzenlenmesi, aynı zamanda prananın akmasını ve hayati enerjiyi düzenler.
8.Başlangıçta zihnin gezinmesine izin verin. Etrafta oradan oraya atlayacaktır, ancak nihayetinde prananın konsantrasyonu ile beraber konsantre olacaktır.
9.Zihni sessiz olmaya zorlama, bu ek hareketli beyin dalgalarının devreye girmesine sebep olacaktır ki bu durum meditasyonu engeller.
10.Zihnin dinlenebileceği bir odak noktası bulun. Doğal olarak entelektüel olan insanlar için bu kaşlar arasında yer alan üçüncü göz çakrası olabilir. Duygusal insanlar için solar pleksus ya da kalp çakrası olabilir. Bu odaksal noktayı hiçbir zaman değiştirmeyin.
11.Nötr veya hareketsiz bir objeye odaklanın ve bu imgeyi konsantrasyonunuzun merkezinde tutun. Eğer bir mantra kullanıyorsanız zihinsel olarak tekrarlayın ve nefesle koordine edin. Eğer kişisel bir mantranız yoksa, Om mantrasını kullanın. Mantrayı hiçbir zaman değiştirmeyin.
12.Tekrarlamak, düşünceleri saflaştırır, ses titreşimleri düşünce titreşimleriyle birleşir.
13.Tekrarla beraber ikilik yok olur ve Samadhi, ya da üst bilinç durumuna ulaşılır. Sabırsız olmayın bu uzun zaman alır.
14.Samadhi durumunda kişi Bilen, Bilgi ve Bilinenin bir olduğu tam mutluluk noktasında bulunur. Bu üst bilinç aşaması tüm kader ve inanç mistiklerinin ulaştığı noktadır.

Eğer her gün yarım saat meditasyon yaparsanız, hayatla barış içinde yaşar ve ruhsal güçle yüzleşirsiniz. Meditasyon en güçlü zihinsel ve sinirsel ilaçtır. Adanmış enerji, meditasyon esnasında özgürce ustasına akacaktır ve zihin, sinirler, duyu organları ve beden üzerinde iyi huylu bir etki gösterecektir. Sezgisel bilgi ve ebedi mutluluk krallıklarının kapısını açacaktır. Zihin sakin ve düzenli bir hale gelecektir.