Gerçek Sabır | Kişisel Gelişim Hikayesi 18

Aklı selim birisi, atına binmiş gidiyormuş. Yol kenarında uyuyan bir adam görmüş. Ve bir yılan, uyuyan adamın ağzına girmek üzereymiş. 

Atlı, yılanı ürkütüp kaçırmak ve adamı kurtarmak için atını dört nala koşturmuş, ama maalesef yetişememiş. Hemen adama kırbacıyla birkaç kere vurmuş. Uyanan adam, darbelerin acısıyla bir ağacın altına kadar kaçmış. Ağacın altında çürümüş durumda olan elmalar varmış. 

Atlı; 
-“Bunları hemen ye.” diye emretmiş. 
-“Beyim.” demiş adam, “Ben sana ne yaptım? Eğer bana gerçekten kastın varsa, vur kılıcı öldür. Merhametsizler bile kimseye sebepsiz yere böyle yapmazlar.” Bir yandan da lanetler okuyor, bir yandan çürük elmaları yiyormuş.  Yedikten sonra onu yine kırbaçlayarak, bu sefer de adamı koşmaya zorlamış. 

Epeyce bir zaman koşturmuş. Nihayet adamın midesi bulanmış, yediklerini kusmaya başlamış. Bu arada yılan da çıkmış. Adam yılanı görünce atlının ayağına kapanmış: 
– “Sen bir rahmet meleğisin, ne mübarek saatmiş ki seni gördüm. 
Durumu biraz olsun bilseydim sana bu kadar kötü sözler söyler miydim?
Sen sükût ederek kızgın göründün, hiçbir şey söylemeksizin vurmaya başladın. Bağışla!” demiş.

Atlı adam; 
-“Eğer ben sana yılanı söyleseydim sen çok korkardın. Ne elma yiyebilir ne koşabilir ne de kusabilirdin. Sen bana söverken ben sadece içimden, “Ya Rabbi, işimi kolaylaştır” diye dua ediyordum.” demiş.

KISSADAN HİSSE

Üstadlar, Rehberler; halkın içindeki yılanı çıkarmaya çalışır. İnsanlarsa onlara kötü sözler söyler, durumu anlamazlar.

Bir iş yapılırken olması gereken bir usul, takip edilen bir yol vardır. Ve işin sırası ile yapılması çok önemlidir. Tıpkı hikayedeki gibi. Bu işler yapılırken doğru yol göstericiler, rehberler olursa, hedefe daha kolay ulaştırır. 

İnsanlar, çoğu zaman olayları kendi görmek istedikleri gibi görmeye meyillidirler. Aceleci yapısı, dar bakış açısı, farkındalık eksiği nedeniyle, olaylardaki hayrı göremez.

Bizi üzen, sıkan, rahatsız eden bir durumla karşılaştığımızda, hemen soğukkanlılığımızı koruyarak, telaşa kapılmadan, olayın hakkımızda bilmediğimiz hayırlar taşıyabileceğini düşünmeliyiz. Sabır ve metanetimizi göstermeliyiz. Başlangıçta isyan ettiğimiz bir olay, zaman içinde şükredeceğimiz bir sonuca dönüşebilir.

Hz. Mevlâna;
“Hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır. Bunun dışında yaptığınız yorumlar ve üzülmeler gereksizdir, biçaredir. Unutmayın; sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu almaktır.” der.

Başınıza gelen olaylar karşısında olgunlukla sabredip, içindeki hayrı görebilmeniz dileğimle.

Leave us a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked (Required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.