Sıkıcılıktan Kurtul, Hayata Renk Kat 10 Tavsiye | 8

Merhaba Güzel Candaş’ım 

Bu videoda hayatına yenilik katarak; can sıkıntısından kurtulmanın ip uçlarını paylaşacağım. 

Eğer her gün aynı şeyleri yaparsan alışkanlık haline gelir. Hayatını Otomatik pilotta yaşamaya başlarsın. İşlerini coşku ve heyecan duymadan bir makine gibi yaparsın. Her sabah dişlerini fırçalamak, işe gitmek, yemek yemek, ders çalışmak, trafikte vakit geçirmek, temizlik yapmak, çocukla ilgilenmek, sosyal medyaya bakmak, internette gezinmek, gelen elektronik postalara ya da mesajlara cevap vermek gibi gibi. Hayat yavaş yavaş tek düze hale gelir. Peki bu kısır döngüyü kırmak zor mu? Elbette hayır. Her gün hücrelerimiz bile yenilenirken, yenilik yapmak zor olmamalı. Küçük bir istek küçük başlangıçları getirir. Başlangıçlar da hayatına yenilik katar. Kısır döngüyü kırmak ve yenilikler yapmak sandığından daha kolaydır. Sen yeter ki yeniye ve deneyimlere açık ol. 

Bebekleri ve küçük çocukları gözlemle. Öğrenme ve gelişme istekleri onları coşku dolu ve mutlu yapar. Büyüdükçe bu yetenek kaybolur. Sanki Bir robot haline gelirsin ve bunalırsın. Monotonluğun dışına çıkmakta zorlanırsın. Oysaki her daim hayatını taze ve üretken tutman gerekir.

Güzel Candaş’ım ben hayata ve hayatlara yenilik katmayı çok seviyorum. Dünya çapında ilgi gören bir festivalden bahsetmek istiyorum. Hindistan’da denk geldiğim, baharı kutlamak için yapılan renk festivali, herkes rengarenk boyanıyor ve meydanlarda dans ediyor. İyiliğin kötülüğe karşı zaferini sevgiyle ve renklerle kutluyorlar. Görür görmez ülkemin de görmesi için 2015 yılında renk festivali organize ettik ve çok keyifli geçti, ancak yenilik sevdiğim için, boyalar fosforlu olursa daha keyifli olabileceğini düşündüm. Özel ışıklar ve fosforlu takılar sayesinde cıvıl cıvıl bir etkinlik yaptık. Adına da “Parlat kalbini” dedik. Birbirimizi boyarken, yoga yaparken, dans ederken çok eğlendik. Bir de mandala çalışmasını fosforlu kalemlerle yaptık ve muhteşem oldu. Umarım hep beraber, en kısa zamanda tekrar gerçekleştirebiliriz.

Danışanlarıma ya da öğrencilerime hayatınıza yenilik katın, hayatınızı renklendirin dediğimde çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Akıllarına radikal yenilikler geliyor. Yaşadığı yeri değiştirmek ya da işini değiştirmek gibi… İnsanların çoğu yenilik kavramanı; eskisini getir yenisi al gibi sanki kampanyaymış algılıyor. Oysa yenilikçi yaklaşım mevcut durumda küçük küçük hamlelerle de yapılabilir. İşinle ilgili bir sıkıntın varsa işini temelli bırakmadan önce; acaba yeni ne yaparsan düzelebilir? önce bunu düşünmelisin. Yarın sabah işe gittiğinde neyi farklı yapacaksın? Nasıl bir yenilik katacaksın bir düşün. Aynı şey sıkıcı ilişkilerin için de geçerlidir. Yeni bir bakış açısıyla neleri yoluna koyabilirsin. Yenilikçi çözümler; sıkılmış olduğun bir durumu senin bile düşünemeyeceğin güzellikte düzeltebilir ve değiştirebilir. Emek verdin! yenilikler getirdin! Denedin! diyelim baktın hala olmuyor tabi ki hayatına daha büyük bir yenilik getirme zamanı gelmiştir. O zaman üzerine düşeni yapmanın gönül rahatlığını da yaşarsın. Aklınla, kalbinle, vicdanınla daha rahat yoluna devam edersin. Yepyeni bir bakış aşısı kazanmış olarak. Peki seni alıkoyan nedir? İnsanın kendisinden başka bir şey değildir. Yavaş yavaş alışkanlıklarla gelen sıkıcılık, insanı tembelliğe sürekler, mahveder. Yanlış bir şeyler yaptığının bile farkında olmazsın. 

Haşlanmış kurbağa hikayesinden bahsetmek istiyorum. Kurbağa kaynar suyun içine bırakılırsa, suyun sıcaklığı ile hemen zıplıyor ve kendini dışarı atıyormuş. Anında tepki veriyormuş. Ancak kurbağayı oda sıcaklığında su dolu bir kabın içine koyar ve yavaş yavaş suyu ısıtıp kaynamaya başlarsa, kurbağa bunu algılamıyor ve tepki vermiyormuş. Kaçmak için bir engel olmadığı halde zıplayıp kaçmıyor ve haşlanıp pişiyormuş. Bu konuyla ilgili birçok deneyde yapılmış. İstersen bir deney olarak kabul et, istersen bir hikâye; asıl önemli olan burada verilmek istenen mesajdır. Haşlanmış kurbağa sendromu, genellikle insanların, değişikliklere nasıl tepkisiz kaldığını göstermek açısından iyi bir mecazdır. Ben can sıkıntısı konusunda da aynı durumun yaşandığını düşünüyorum.

Birey; farkında olmadan yavaş yavaş gelen sıkılma duygusunun getirdiği tembellik içerisine düşerse; Hayata yenilik getirmek için küçücük bir adım dahi çok zor hale geliyor. Yenilik fikri bile insanın gözünde büyür. Çünkü sıkıcılıkla gelen zihinsel uyuşukluk esir alır.  Sürekli devam eden sıkıntı haliyse mutsuzluğa ve umutsuzluğa yol açar. Kalbinin sesini bile duyamaz hale gelir. Her şeyi gözünde büyütme!

Dikkatini, farkındalığını, algılarını sürekli canlı tutarsan yavaş yavaş kaynayan kabın içinden dışarıya hemen çıkmak için fırsat yakalarsın.
Örneğin İşten eve gelirken yolunu değiştir, servisle geliyorsan birkaç durak önce in yürüyüş yap. Sabah dişlerini fırçaladığın baskın elini değiştir. Daha az kullandığın elinle fırçala. Ev de yemeği masanın hep aynı yerinde yiyorsan tam tersinde yemeyi dene. Belki bunlar önemsiz ve küçük gibi gözüken yeniliklerdir ancak etkisi kocamandır. Seni Otomatik pilottan çıkartır. Hayatına dikkati ve Farkındalığı getirir.

Monotonluğa kapılmış gidiyor olabilirsin. Yenilik aklına bile gelmiyor olabilir. Ancak hayat buna çok uzun süre izin vermez. Tüm dünyada yaşanan salgın hastalık gibi. Sıkıcı rutinde olanlar yenilik için sürekli zamanın az olduğunda bahsederler. ‘‘Hiç zamanım yok Zamanım olsaydı hayatıma yenilik katardım, zamanım olsaydı yeni şeyler keşfederdim.’’ Yenilik için vakit olmayanların salgın hastalık süresi boyunca epeyce vakti oldu. Ancak bu seferde evde kalmaktan sıkılır oldular. Sıkılmamak için her insana yenilik lazım. Hayatına renk kat. Hayat tazelenmeyi yenilenmeyi sever.

Tazelikle ilgili Büyükada’da çokça anlatılan sevdiğim bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Yaşlı bir teyze balık almaya çarşıya gitmiş. Bir balıkçı balıklarını satabilmek için ‘‘canlı balıklara gel, hepsi canlı bunların gel gel’’ diye bağırıyormuş. Teyze oraya doğru yönelmiş. Oğlum balıklar taze mi? Diye sormuş. Balıkçı ‘‘canlı balıklar teyzeciğim, hepsi canlı’’ demiş, teyze yine sormuş. ‘‘Balıklar taze mi oğlum?’’ Balıkçı bu sefer sinirlenerek ‘‘Ya hu teyze oynuyor tüm balıklar! görmüyor musun! hepsi canlı bunların’’ demiş.  Yaşlı Teyze; ‘‘Ah oğlum beni anlamıyorsun görüyorum görmesine de. Ben de canlıyım ama taze miyim’’ demiş. Hayattaki herkes canlı ama yaşı kaç olursa olsun hayattan sıkılanlar taze değil. Hayatına yenilikler katıp beyninin ve algılarının farklı çalışmasını sağlaman gerekir.

Sıra geldi İpuçlarına. 10 tane tavsiyem var, 10 tane can simidi;

1- YENİLİK GÜNLÜĞÜ TUT.
İlk önce küçük bir günlüğün olsun. Seni günlük rutinde sıkan konuları belirle. Sonra yenilikçi çözümler katmak için istediğin konuları da belirle. Her gün en az bir konuda yenilik yap. Örneğin trafikte vakit geçirmekten sıkılıyorsan sevdiğin bir konuda sesli kitap dinle.  Ve bu tüm yenilikleri her gün günlüğüne yaz.

2- YENİ EGZERSİZLER DENE.
Bedensel egzersizler her zaman sana tazelik katar, sıkıntıdan kurtarır. Sağlıklı bir vücut, sağlıklı zihin ve sağlıklı düşünce demektir. Seni kalbine yaklaştırır. Egzersizi kalıcı olarak hayatına yerleştir. Geçici bir yenilik olmasın. Hiç egzersiz yapmıyorsan yürümeye başla, yürüyorsan ip atla. Yani egzersizleri dene. Hiç yoga yapmadıysan yoga yap, taichi yap. Hiç yapamıyorsan hızlı ritimde dans et. Sağlığına değer kat…

3- YENİ BİR HOBİ EDİN.
Yaratıcılığını arttıracak, yeteneğini ortaya çıkartacak hobiler edin. Çocukluğunu hatırla sana yardımcı olur, neleri yapmaktan keyif alırdın. Resim yapmak, puzzle yapmak, keyifli bir koleksiyon yapmak olabilir. Etrafta şu anda bolca seçenek var. Birçok konu da ücretsiz kurslar bile düzenleniyor. El sanatları, grafik, fotoğraf, hayvan sağlığı, yiyecek içecek, bilişim teknolojileri, bahçecilik, çocuk gelişimi gibi birçok program var. İlgini çekecek seni mutlu edecek bir hobiyle kendini tanıştır ve geliştir.

4-YENİLİKTE MÜKEMMELLİK ARAMA, KEYİF ARA.
Kimi insan yenilikçi bir girişimde bulunacaksa mükemmel olsun isterler. Mükemmeliyetçilik hastalık gibidir. Bu davranışından vazgeç. Bırak mükemmel değil de çok iyi olsun ya da iyi olsun. Her yeni ne yapıyorsan adı üstünde bu yeniliktir. Yenilikte de tabi ki acemilikler elbette olur. Yeter ki sen keyifle yap, keyif al. Yeni sana iyi gelir. Öncelliğin başlamak olsun. Yeniliği hayatına getirmek olsun.

5- YENİ HAYALLERİN OLSUN.
Şimdi sana en keyifli yenilik tavsiyesi veriyorum. Suya düşen hayaller yerine, göğe yükselen hayallerin olsun. Hayalperestlikten söz etmiyorum o olumsuzdur harekete geçirmez. Hayal kurmak olumludur, değerlidir ve harekete geçirir. Kurduğun hayal yaşamından sıkıcılığı götürsün coşkuyu, neşeyi, mutluluğu getirsin. Hayal kurmak için vakit ayır ortam yarat. Gir güzel hayallerin içine. Yaratıcılığını kullan. Her şey küçük bir hayalle başlar. Bu Hayallerin davranışlarına yansır ve yapmak istediğin yenilikler için güçlü bir motivasyon sağlar.

6- KISIR DÖNGÜNÜN DIŞINA ÇIK.
Monotonluğu bırak. Kendine ve yeniliğe zaman ayır. Zamansızlığın bir bahane olmayacağını tüm dünya öğrendi. Faydalı yeni ritüeller edin. Şimdi sana iki etkili ritüel vereceğim. İlki Sabah kalkar kalkmaz aç pencereni iki dakika olsa bile diyafram nefesi yani karından solunum yaparak güne başla. Derin ve sakin nefesler olsun. Bu yenilik seni güne hazırlar. İkincisi gece uyumadan önce günün gerginliğini atmak için mutlaka derin gevşeme tekniği yap. Kanalımda canlı yayın ve meditasyon videolarımın son kısmında nasıl yapılacağını öğrenebilirsin. Kaliteli bir uyku için kendini rahatlatarak uykuya hazırlamış olursun.

7- YENİLİKÇİ KİŞİLERİ ÖRNEK AL VE TAKİP ET.
Bu tür insanlardan ilham al. Onlar nasıl yapmışlar, nasıl yapıyorlar hikayelerini oku ya da izle. Bunun için artık çok seçenek var. Sosyal internet ağını kişisel gelişimin adına faydalı kullan.

8- KENDİNE MEYDAN OKU.
Eğer bir arkadaşın seni etkinliğe davet ederse git. Tabi ki Her şeye evet demek zorunda değilsin. Söylemek istediğim, normalde hayır diyebileceğin bir davete evet de. Yeni yerler görmen yeni tatlar tatman, konfor alanının dışına çıkman, yeni deneyimler yaşaman can sıkıntısından kurtulmana yardımcı olur.

9- SIKICI İNSANLARDAN BİR MÜDDET UZAK DUR.
Maalesef söylemem gerekiyor. Dikkat et! Sıkıcı insanlar yıkıcı da olurlar. Dışarı çık. Belki sosyal çevreni değiştirme zamanın çoktan gelmiş olabilir. Yeni arkadaşlar, yeni tanışıklıklar yeni konulara ve maceralara kapı açabilir.

10- PUSULANI DÜZ TUT.
Can sıkıntısı yön eksikliğinden kaynaklanır. Yolunu sakın kaybetme! Sıkıntını gidermek için olumsuz sağlıksız yanlış alışkanlıklara sakın gitme. Amaçlarını Hedeflerini doğru tanımla. Bu sebeple kendini yakından tanı. Ne istediğini tam olarak ortaya çıkartmak, seni motive eder. En güzel macera kendini daha iyi tanımandır. Bunun için içsel çalışmalar ve meditasyon yap. En sıra dışı yenilik, içe yapılan bir yolculuktur. Benzersizdir ve sana özeldir. Kalbine yaklaşman tüm can sıkıntılarını giderir. Çünkü Kalbin coşkuyu, neşeyi ve gülümsemeyi sever.

Evet videomun sonuna geldik. Umarım göğsünde kocaman bir pencere açabilmişimdir.
Güzel Candaş’ım, Bana zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.
Peki sen monotonluktan çıkıp sıkılmamak için neler yapıyorsun?
Yorumunu lütfen videomun altında paylaş. Birbirimize ilham olalım olur mu?


Bağlantıda kal…
Hoşça kal…
Aşkla kal… 

Leave us a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked (Required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.