Bitmesi Gereken Mutsuz İlişki için 7 Tavsiye | 17

Merhaba Güzel Candaş’ım,
Daha önceki videolarımın arasında, mutlu ilişkilerin sırlarından bahsetmiştim. Bu videomda ise mutsuz ama hala devam eden ilişkiler hakkında konuşacağız. 

İnsan, hayatının bir döneminde muhakkak kendini mutsuz eden bir ilişki içinde olmuştur. Ne var ki, çoğunlukla bunu sürdürmeyi seçer. Zor olsa da ayrılınabilecekken, neden neşesiz bir birliktelikte ısrar edilir peki? 

Sevgiline aşık mısın? Seni mutlu eden bir arkadaş ilişkisi içinde misin? İlişkinde huzurlu musun? Soruların hepsine evet diyorsan gerçekten bu çok güzel. Ama birine bile hayır diyorsan, yanlış bir ilişki içindesindir. Günümüzde yapılan araştırmalarda; birçok çiftin fiziksel olarak aynı ortamda birlikte olmasına rağmen kalbi olarak apayrı yaşadığı görülüyor. Çiftler birbirlerine görünmez duvarlar inşa ediyorlar. Sakladıkları, paylaşamadıkları, gizledikleri hayalleri düşünceleri oluşuyor. Bu sebeple bugün birçok ilişki, samimiyetin oksijeninden yoksun olduğu için, yavaş yavaş boğuluyor. Bu durum da; insanlar tadı kaçmış, sihri kaybolmuş bir ilişkide hapis kalıyor.

Zamanla hisler donuklaşıyor. Ardından çatışmalar, küsmeler, gücenmeler, bitmeyen tripler ve sonunda saygıdan, sevgiden yoksun, yıpratıcı, sinir bozucu ayrılıklar oluyor. Hem de hala aynı evin içindeyken bile. Paylaşımlar yavaş yavaş biterken o görünmeyen, kalın duvarlar yükseliyor. İlişki içinde bir şey söylemekten çekinir hale gelinip, sohbet ve muhabbet bitiyor. Ortak ilgi alanları kalmıyor. Tıpkı buz tutmuş bir gölün üzerinde yürür gibi. Aşağıdan; tedirgin edici, sürekli bir çatırdama sesi geliyor. Ha kırıldı ha kırılacak. Fakat insanlar mutsuz ilişkide olduğunu ya görmezden geliyor ya da üstünü örtmeye çalışıyor. Çoğu zaman bittiğini kendine bile itiraf edemiyor. Kapana sıkışmış bir ruh hali içinde yaşamak ne kadar huzurlu ve mutlu edebilir ki kişileri? 

Genelde kişiler kötü giden ilişkiden çıkıncaya kadar, mutsuz bir ilişkiyi sürdürdüğünü fark etmez. Tabi ki yolları ayıramamanın pek çok sebebi oluyor. Emeklerin ziyan olmaması, zamanın boşa gitmemesi, yalnız kalma korkusu, maddi geçim sıkıntıları, ebeveyn olmanın sorumlulukları ve daha iyi bir ilişkinin bulunacağına dair inanç kaybı. Kişiden kişiye değişen nedenleri vardır görüldüğü üzere. Bir de ayrılırken ileride iyi olacağına dair kesinlik isteniyor. Ya yeni ilişkisi de iyi olmazsa. Geleceğe dair, sağlam bir garanti arıyor. Fakat sebebi ne olursa olsun, kötü ilişkiler sürdürüldüğünde insanı yavaş yavaş zehirler. Günden güne artan mutsuzluk, önce insanın içini sonra dışını, sonra bütün hayatını kaplayıp felç ediyor. Asık suratlı, duygu yoksunu, tahammülsüz insanlar yaratıyor.

Eğer böyle durumdaysan “Acıdan iyileşme” isimli kitabının yazarı Dr. Branson kendine şu soruyu sormanı tavsiye ediyor, hazır mısın? “Eğer çok kısa bir ömrüm kaldıysa, devam eder miyim? ve istediğim, aradığım ilişkinin bu olduğunu söyleyebilir miyim?” Bu soruları derinden düşünmen gerekiyor.

Ben de naçizane, birkaç soru eklemek istiyorum. 
Değer mi Candaş’ım? 
Ömrünü mutsuz giden ilişki içinde yitirmene değer mi? 
Bir sürü çıkış kapısı, çözüm yolu araman gerekirken, kendini kaybetmeğe değer mi?

 Lütfen önce kendine sonra ilişkide olduğun kişiye şefkat ve anlayış göster. Hayat su gibi akıp giderken, en güzel şekilde yaşamak ve yaşamı kutlayışla, keyifle güler yüzle paylaşmak hepimizin hakkı olduğunu düşünüyorum.

Peki kendini mutsuz giden bir ilişkide, her gün artan huzursuzluğun ortasında bulduysan neler yapmalısın. 

Sıra geldi ipuçlarına. Şimdi Candaş’ım sana, 7 tane ipucu, 7 can simidi vereceğim.

1) AYRILMADAN ÖNCE BİRAZ ARA VER. KENDİNLE BAŞ BAŞA KAL:
Uzun bir süredir ilişkin iyi gitmiyor olabilir. Yine de sorunlarınızın çözülüp çözülmeyeceği konusunda kararsız kalabilirsin. Sağlıklı düşünebilmek için kendinle baş başa kalmalısın. Çünkü bir ilişkiyi ne zaman bitirmen gerektiğinin tek bir anahtarı yoktur. Ve karar vermek gerçekten stresli, kafa karıştırıcı ve kalp yorucudur. Eskiden ne kadar iyi olduğunuzu bilsen de şimdi o güzel zamanlara geri dönebileceğinize dair inancını kaybetmiş olabilirsin. Bunun da birçok nedeni vardır. İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar küçük şeyler üzerinde tartışmak, sürekli eleştirilmek, takdir edilmemek, bir çift güzel söz duymamak, devamlı geçmiş hataları gündeme getirmek, saygısızlık, özensizlik, ilgisizlik, şefkat yoksunluğu olabilir.  Hele ki bir de değersizlik duygusu oluşur ki, gitmek vakti gelip de gitmediğin her yerde, iliğine kadar hissedersin. Uygun bir şekilde konuşur, kısa zamanda çözemezsen, mutsuzluğa neden olur. Bitmesine izin vermek başarısızlıkmış gibi algılanır.  Ancak kendi ruh sağlığın için bırakman gerekebilir.  Ama öncesinde biraz ilişkine ara vermen, biraz uzaklaşarak kendinle baş başa kalman, yüreğinden geçen doğru cevabı bulman için çok güzel bir ortam hazırlar. 

2) SEVGİNİN AKMASINA İZİN VER:
İlişkinizin bittiğini kabul etmişsinizdir, ancak hala birbirinizi seviyorsunuzdur. Bu gayet olası bir durumdur. Devam etmemek için, onu sevmekten kendini alıkoymana gerek yok. İnsan çoğu zaman ilişkinin bitmesi için, sevginin de bitmesi gerektiğine inanır. Fakat gerçek böyle değildir. Geçmişte yakalanan uyum bitmiştir. Birlikte kurulan hayaller bitmiştir. Olabilir, çünkü herkes hayat yolcuğunda ilerlerken değişiyor. Bazen aranızda sevgi hala olsa bile ilişkiler yürümez. Hala seviyor olmanın kabul edilebilir olduğunu bil. Çünkü sevgide ayrılığa dahildir. Mutsuzluk zincirinden kurtul. Çünkü mutsuzluk devam ettiği sürece, kalbinde olan şefkati ve sevgiyi de kaybedersin ki, bu daha vahim sonuçlar doğurur. Sevginin akmasına engel olma.

3) SUÇLAMADAN KARAR VER ve KALBİNE GÜVEN: 
İlişki düzelmeyecek seviyeye geldiyse, vazgeçmenin zamanı gelmiştir. Bunun zor olduğunu biliyorum, ama birlikte olmanın bu saatten sonra çok daha zor olduğunu da en iyi sen biliyorsun. Karar ver? Devam mı? Tamam mı? Ritmini kaybetmiş, hüzünlü bir ilişkiyi bitirmenin ilk yolu, vazgeçmeye karar vermektir. Güçlü ol Candaş’ım. Bütün gerçekleri gör. Kalbini duy. Severek başladığın ve birlikte olduğun insanı suçlamadan bu kararı al. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir. İçindeki özü koruyarak, insanca ve yüreğinle konuşarak, kalbinle ve zarafetle bu kararı al. Süreçten ne kadar kaçsan da bu başına gelecek ve sen yapabilirsen iyileşme süren de daha kısalacak. Lütfen evrene ve kalbine güven.

4) NE YAPIYOR DİYE TAKİP ETME KENDİ YOLUNA BAK:  
İletişimi koparmak kolay değil, biliyorum. Fakat sağlıkla ilerleyebilmen için, önemli şartlardan bir tanesidir. Sosyal ağlar yine burada karşımıza çıkıyor. Hayatın artık vazgeçilmez gerçeği, bir beden uzvu gibi tam yaşamın içinde. Bu ağlar günümüzde ilişkilerin bir türlü bitmemesine neden oluyor. Sözel ve fiziksel olarak bitirilse de o şimdi ne yapıyor diye sosyal mecralardan dönüp dönüp bakılıyor. Öyle değil mi? Herkes ben çok iyiyim modunda paylaşımlar yaparak, kıskandırmaya çalışıyor sanki. Eskilerde bir ilişki bittiğinde, irtibat kesilirdi. İnsan üzüntüsünü belli bir dönem yaşar ve tekrar ayağa kalkardı. Şu anda iletişimi kesmek o kadar kolay görünmüyor. Bu nedenle güçlü bir iradeyle bunu yapmalısın. Görmek, duymak, bilmek hatırlamaktır. İlişkinin iyi ya da kötü canlılığını korur. Bir acıyı bir kere yaşamak gerekir. Ve yeni bir kapının açılmasını istiyorsan diğer kapıyı kapatmalısın. Yoksa yeni açılan kapıyı ve kendi yolunu göremezsin.

5) DOĞRULAMA ÖN YARGINI BIRAK:
“Bu ilişkiye gençliğimi verdim.”
“Daha önce bu kadar anlaşabildiğim biri hiç olmamıştı.”
“Aslında kötü biri değil.”
“Saçımı süpürge ettim.”
“Sevdiğim ilk kişiydi.” 

Kulağına bu cümleler tanıdık geliyor mu? Üzülerek belirtmeliyim ki, bunların hepsi konforunu ve “rahatsız olan rahatını” bozmamak için, zihninin uydurduğu bahanelerdir. Aklının seni geçici mutlu edecek basit çözümler sıralamasıdır.  Zihin sana sözünü geçirmek için can atar. Buna literatürde; “Confirmation Bais”, “Doğrulama Ön yargısı” ya da “Doğrulama Yanılgısı” deniyor. Bunlar çözüm ve doğru olmaktan ziyade yalancı emzik niteliğindedir. Bir yere vardırmaz. Bazen alışkanlık duygusu anlaşıyormuş algısı da yaratır. Gerçekten anlaşsaydın, muhtemelen içinde olduğun sorunların hiçbirini yaşamıyor olurdun Candaş’ım. Bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir. Büyük zarar veren alışkanlıklar ve davranışlar olmadığı sürece herkes ama herkes çok iyidir. Ve belki inanılır gelmeyecek ama, dışarıda çok daha uyumlu ve aşık olabileceğin insanlar var. Çünkü hayat çok cömerttir. Zihninin bahanelerine kanma sakın, sakın aldanma. Doğrulama yanılgından kurtul.

6) HAYATINA SAHİP ÇIK: 
Ne kadar zaman ve emek vermiş olursan ol, ayrılmayarak kalan hayatını da heba etme. Eminin Candaş’ım, bugüne kadar özveriyle birçok şey yapmışsındır. Bundan sonrasını nasıl geçirmek istediğini düşün. Hayat çok kısa. Yaşam sonlu ve bunu hemen fark etmelisin. Mutsuz olduğun yerde kalmayı tercih etmek, gönüllü olarak bu hayatı böyle yitirmeyi tercih etmek demektir. Bu durumda geri kalan mutlu günlerini elinden alan senden başkası olamaz. Lütfen hayatına, hayallerine, yüreğine sahip çık.

7) DUYGULARIN MERKEZİNDEN GEÇ, GÖRMEZDEN GELME: 
Ayrılık sürecinde; üzüntü, kızgınlık, pişmanlık, yalnızlık gibi duyguları hissetmek çok doğaldır. Bu duyguları yaşamana izin ver. Ne var ki, olumsuz duygulara çok fazla takılıp kalma. Çözemiyorsan profesyonel destek al. Ailenle ve arkadaşlarınla daha fazla zaman geçir. Doğada mütevazi bir tatil yap. İlgi alanlarına daha fazla yönel. Kısaca kendine iyi gelen terapi yöntemini bul. Ve hatırlamalısın hiçbir duygu sonsuza kadar sürmez. Geçici olması içinse önce gerçekten olumsuz duygularına müsaade etmeli, duygunun içinden tam merkezinden geçmeli, kendine yeteri kadar zaman verdikten sonra kendi hayatına odaklanmalısın.

Ve, her son bir başlangıçtır. 
Ne demiş Can Yücel;
“Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse, ardına bile dönüp bakmadan.”

Evet Güzel Candaş’ım videomun sonuna geldik. 
Bana zaman ayırıp seyrettiğin için çok teşekkür ederim.
Sen mutsuz bir ilişkiden çıkmak için neler yaptın? 
Lütfen yorum olarak videomun altında paylaş. Okuyana sen de ilham ol olur mu?

Bağlantıda kal…
Hoşça kal…
Aşkla kal…

Leave us a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked (Required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.