Merhaba Güzel Candaş’ım
Bu videoda başkalarını kazanmak uğruna kendini kaybetmemen için ilham olmaya çalışacağım. Kaybolmanı istemiyorum. Çünkü sen çok değerlisin…
Başkalarında; tutsak kaldığın oldu mu hiç?
Kimlerde esir kaldın; düşündün mü?
O meşhur mavi çift tikler, yani okundu bilgisiyle mı geçiriyorsun gününü hatta haftalarını? Bir türlü gelmeyen ya da okunmayan mesajlar… Ya da aramasını istediğin kişinin telefonunu beklerken çevrimiçi olup olmadığını kontrol etmen…
Sosyal medyada sonu olmayan stolklara ne demeli? Kimlerle görüşmüş? Kimlerin fotoğraflarını beğenmiş? En son kimi eklemiş? Diğer yandan; senin memnun etmeye çalıştıkların? Birileri memnun olsun diye devamlı çabalaman? Bir damla sevgi kırıntısı görmek için; canla başla hiç durmaksızın yaptıkların? Devamlı kendinden vere vere eksilttiğin hayatın ne olacak? Yani sen ne olacaksın güzel Candaş’ım? Sevgilin ararsa iyisin. Eşin seninle ilgilenirse iyisin. Ailenin takdir edeceği bir şey yaparsan iyisin. Sosyal medyada güzel yorumlar gelirse iyisin. Fark ettin mi? Bu senin iyi olma halinin ipleri; sürekli başkalarının elinde… Hiç düşündün mü ailenden, sevgilinden, eşinden, patronundan, arkadaşlarından, onay ve ilgi ihtiyacı duymadan nasıl biri olurdun? Kendine nasıl bir değer katardın? Daha doğrusu; sende olan hangi değeri yükseltir ve yüceltirdin? Bence daha önce hiç yapmadığın bir şekilde varlığını önemser ve kendi kıymetini iyi bilirdin? Lütfen önce kendine karşı sevgi dolu ol. Dürüst ol ve cesur ol…
Çoğumuz okulda, sosyal ve iş hayatımızda ilişkilerimizde, eşyalarımızda bir şekilde kişiliğimizi bulmayı öğreniriz. Kendimiz dışında birçok şeyle özdeşleşiriz.
Hayat; doğası gereği, her zaman değişir. Kişiliğimizi diğerlerine bağladığımız sürece; gerçek, özgün ve sınırsız benliğimizi bulmak zorlaşır. İşler yolunda gittiğinde mutlu oluruz ancak çoğu zaman temelinde istikrarsızlık veya güvensizlik hissederiz. Çünkü bir parçamız olumlu duygularımızın kaynağının her an ortadan kalkabileceğini çok iyi bilir.
Haydi şimdi sorma vakti…
Önceliğin sen misin? Tek başına olduğunu hayal et! En çok ne yapmak isterdin? Nerede var olmak isterdin? Nasıl yaşamak isterdin? Ne yapsaydın için huzur dolu olurdu? Öz saygın yerinde mi? Kendi değerini biliyor musun?
Peki… Nerede karışıyor da ‘Başkalarını kazanmak için kendini kaybetme’ diyorum. İnsan kendini takdir etmediğinde, sevmediğinde, onaylamadığında bu eksik değerleri dışarıdan gidermek ister. Bu arzu da seni başkalarına bağımlı kılar. Maalesef kendinden bunca taviz vererek yaptığın bu tür davranışlar sana bu tür duyguları getirmez. Ne karşındakini memnun edebilirsin ne de kendini…
Bazen, elinde olmayan sebeplerden dolayı kendini sıkışıp kalmış gibi hissedebilirsin. Ne yapacağını; nasıl davranacağını şaşırırsın. Sürekli kendini, olayları düzeltmeye çalışırken bulursun. Belki de bu, devamlı sıkışmışlık ve şaşkınlık hali sende; öz saygı düşüklüğüne sebep olur. Kendini kendin dışındaki herkes için heba ederken bulursun. Bir de bu yetmezmiş gibi asla teşekkür ve taktir görmezsin. Gerçekten düşünmeni istiyorum. Herhangi birinden alacağın mesaj, onay, takdir bu kadar önemli mi? Senin yaşamını derinden etkileyecek kadar değerli mi?
Ya bunları kendine, kendin sağlasaydın nasıl olurdu? Başkalarından takdir, sevgi ve ilgi beklentisine girme… Başkalarının onayı için yaşama… Hepimiz sevgi görmek, ilgi görmek isteriz. Hangi insan ruhuna iyi gelmez ki bunlar? O zaman bunları önce kendine sen göstereceksin. En başta değerini sen bileceksin. Takdiri de sevgiyi de ilgiyi de önce kendine sen vereceksin. Bu da ancak öz saygını kazanmakla olacak. Şimdi biraz daha kendi özüne yaklaşma vakti. Kendini yakından tanıma vakti. Başkasında kaybettiğini kendin de bulma vakti…
Öz saygı deyince benim aklıma ilk kıvırcık saçlarım ve okul çağlarım geliyor. Komik olduğu düşünülen ancak karşı tarafın ne düşüneceği önemli olmayan zamanlar. ‘Aaa saçına bak telefon kablosu gibi, aaa saçına bak burgu makarna gibi aaa saça bak kuş yuvası gibi…’ Dikkat çekici saç stiline sahip olmak kolay değildir. Bu durum gereksiz merakı ve duymaktan sıkıldığınız birçok soruyu beraberinde getiriyor. Saçına dokuna bilir miyim? Saçına tarak giriyor mu? Saçını hiç düzleştirdin mi?
Herkes aynı olmak zorunda değil.
Bu sebeple farklılıklara daha sevgi ve saygı dolu yaklaşmak insanlığın gereğidir. Beğenilme ve kabul edilme öz saygının üzerinde etkisi çok oluyor. Sporcu olduğum için öz saygım iyiydi, bu nedenle kolay atlattığımı düşünüyorum yoksa gerçekten zor olabilirdi.
Her birimizin kendine yüksek öz saygısı olmalıdır. Öz saygı, kendimize karşı düşüncelerimizden oluşur ve yaptığımız hemen hemen her şeyde rol oynar. Öz saygı başkalarının onayına bağımlı olmadan kendine ait öz düşüncelerinin olmasıdır. Kişinin kendine güvenini destekler. Öz saygı sana kendin olma cesareti verdiği gibi günlük yaşamında doğru seçimler yapmana destek verir. Aynı zamanda iyi ilişkilere sahip olmana ve zor durumlarla başa çıkmana yardımcı olur. Öz saygı eksikliği; zihinsel, duygusal, davranışsal ve fiziksel zararlı etkileri olduğu bilinmektedir. Bu konuda önemli araştırmalar yapan sosyoloji profesörü Morris Rosenberg’e göre öz saygı kişinin kendisine karşı olan tutumudur. Yani bir başkasının seni değerlendirmesi değildir. Bir kişiyi mutlu etme çabası hiç değildir. Kendi seçimlerinle özgür ve özgün yaşamaktır. Öz saygıyı geliştirmeyi bir bencillik veya narsistik olarak sakın algılama lütfen. Kendine olan öz saygını yükselttiğinde bu ayırımı yapabiliyor olacaksın. Uçaklarda şöyle bir uyarı vardır. Acil durumlarda ‘Lütfen oksijen maskenizi önce kendinize takınız. Sonra çocuğunuza ve diğer yolculara yardımcı olunuz.” Neden çünkü başka birine yardımcı olabilmek için önce senin nefes alman gerekir. Sıralamayı doğru yapmalısın.
Öz saygı düşüklüğü yaşayan kişilere gelelim, nasıl davranırlar?
Hayır diyemez. Kendi ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanır. Her zaman başkalarının kendinden daha iyi olduğuna inanır. Etrafındaki insanların onayına, ilgisine, takdirine muhtaç hisseder. Ve bunları alamadıklarında öfke, karamsarlık ve üzüntü duyar. Sosyal ilişkileri bağımlılık üzerine kuruludur. Kendisine güven duymaz. Zayıf yönlerine daha çok odaklanır. Elinden bir şey gelmediğine hep başarısız olduğuna ve olacağına inanır.
Peki, öz saygısı gelişmiş kişiler nasıl davranır? İhtiyaçlarını doğru ifade eder. İstediği zaman hayır diyebilir. Ve istediği zaman evet de diyebilir. Önemli olan ne istediğine doğru bir şekilde kendi karar verir. Sosyal ilişkileri iyidir. Genelde neşeli ve olumlu düşünen, gülümseyen insanlardır. Kendine güvenir. Başkalarının olumlu veya olumsuz sözleri onun için kıstas değildir. Mükemmeliyetçi değildir. Güçlü ve zayıf yönlerini kendisi iyi bilir. Geliştirmesi gereken bir konu varsa muhakkak üzerinde çalışır.
Sende öz saygıyı kazandığında ışık saçarsın. Sana basma kalıp gibi gelebilir ama doğru olan bir şey söyleyeyim. Eğer sen! huzurlu ve mutlu olursan, bunu etrafına yayabilirsin. Eğer mutsuzsan ve huzursuzsan kime güzel duygular hissettirebilirsin ki. Asıl sen bu hayatı özüne ve kalbine saygı dolu yaşamaya başladığında her şey değişecek. Hayatın güzel renklerini keşfedecek, sana özel yollar bulacaksın. Işık saçtığın gibi başkalarına da ilham olacaksın. Öz saygını kazandığında fark yaratacaksın. Karşına, senden daha fazlasını isteyen insanlar her zaman çıkacak. Ne kadar verirsen ver onlara yeterli gelmeyecek. Eğer sen kendini bunlarla ölçüp biçersen mutluluk ve huzur sana gelmeyecek. Bu nedenle değerlerini ve sınırlarını sen belirlemelisin. Öz saygı eksikliği yaşayıp, kendi benliği ile alakası olmayan biri olma. İplerini başkalarına vermiş bir kukla gibi mi bu hayatı geçirmek istiyorsun? Özgün bir kişiliğin olmazsa, bir amacın olmazsa ne olur biliyor musun? ‘Amacı olmayan insanlar, amacı olan insanlara araç olurlar’. Aralarında pinpon topu gibi gidip gelen sürekli başkalarını kazanmak için didinen biri olursun. Kalbine giden bir yolun olmaz. Farkında dahi olmadan hayatın başkalarının, ellerinde kayar gider. Bunu istemediğini biliyorum. Başkalarının hayatı içinde kendi hayatını kaybetme, eritme, yitirme…
Sıra geldi ip uçlarına…
Öz saygını ve kendini kazanman için 6 Altı can simidi vereceğim.
1- ÖNCE KENDİNE SAYGI DUY.
Hayatını tek bir kişiye ve onun davranışlarına odaklayacaksan bu kesinlikle sen olmalısın, başkası değil. Kalbine saygı duy, hayallerine saygı duy. Kendi hayatına önce sen saygı göster.
2- SENİ SÖMÜRMEYE ALIŞMIŞ KİŞİLERDEN UZAK DUR.
Sadece işi düştüğünde yanında olanlarla arana mesafe koy. Seni yoran psikolojik baskı yaratan insanlara dikkat et. İlişkide neyin doğru neyin yanlış gittiğini, güzelce sen ifade et.
3- BAŞKALARINDAN GELECEK ONAY VE TAKDİR İHTİYACINI BIRAK.
Bu senin hayatın, senin yaşamın. İlla bir onay bekliyorsan bu onay makamı, güzel kalbin olsun. Kendini, kendin onayla ve takdir et. Kalbinle, aşkla yapıyorsan devam et ve kendine bol bol teşekkür et.
4- HATALARDAN ALDIĞIN DERSLERİ SEV.
Bazen duyuyorum. ‘Hocam bana falanca eğitimde hatalarımı sevmemi söylediler. Ben de artık hatalarımı seviyorum’ diyenler var. Aman dikkat et. Sen hatalarını değil, doğrularını sev ve bil ki doğrulara giderken hata yapabilirsin. Hataya açık ol, kimse hatasız değildir. Ancak sen hatalarından, öğrendiğin dersleri sev. Yeni bir yol ve bilgelik kazandığını bil. Onlar birer mihenk taşı gibi kıymetlidir. Sadece hatalarını tekrarlama yeter. Denemiş olmanın kusur olmadığını bilerek devam et. Tecrübeni sev ve saygı duy.
5- KENDİNİN EN İYİ YOL ARKADAŞI ÖNCE SEN OL.
Kendine ilgi göster, vakit ayır. Zaman zaman kendinle baş başa ve sessiz kal. kal ki kalbini dinlemeyi ve anlamayı öğren. Hem böylece nerelerde kaybolduğunu daha sağlıklı belirleyip bulabilirsin.
6-KENDİNİ OLDUĞUN GİBİ KABUL ET AMA OLMAK İSTEDİĞİN GİBİ EĞİT.
Kimse mükemmel değildir. Ya da herkes mükemmeldir. Hangi açıdan görmek istiyorsan öyle olsun. Ne var ki önce kendini şu anki halinle kabul etmeli ve kucaklaşmalısın. Sevgiyi en çok kendi şahsına göstermelisin. Değiştirmen gereken olumsuz huy ve düşüncelerin olabilir. Kendine emek verirsen hepsi düzelir. Zayıf ve güçlü yönlerini belirle. Daha iyi bir fiziğe ve zihinsel yapıya kavuşmak için plan yap. Geliştirmek için istediğin taraflara yönel. Göreceksin ki sandığından daha yetenekli ve başarılısın. Böylece kendinle barışık hale gelirsin. Sen hali hazırda zaten çok değerli ve özelsin Güzel Candaş’ım.
7-İÇSEL DİYALOĞUNU GÜÇLENDİR.
Bilinçli bir iç diyalog, gerçek benliğine bağlanmak için güçlü bir araçtır. Aynaya her baktığında sadece bakma birkaç saniye bile olsa kendinle gerçekten göz teması kur ve kendini gör. Kendine saygı duyacak bir hale gelmen için neler yapman gerektiğini yüksek sesle söyle. Gözlerindeki ışığı ve parlaklığı bul. Bu ayna egzersizini her gün yaparsan hayatında derin değişiklikler yapabilirsin.
Bu vermiş olduğum can simitleriyle, öz saygını kazandığında bazıları söylenecek. Sen çok değiştin diyecekler. Çünkü onların istediği gibi değil kendin gibi yaşamaya başlayacaksın. Bırak çevrende gitmek isteyen gitsin, seni kaybetmek istemeyenler ve sana gerçekten değer verenler zaten kalacak. Sen yeter ki kendine, özüne saygını eksik etme. Kendine saygın yüksek olursa bu sefer hayatına gerçekten girmesi gerekenler gelecek. Hem de eskisinden farklı olarak tıpkı senin gibi öz saygısını kazanmış, değer bilen değer gösteren insanlar gelecek. Hayatında daha çok sevgi ve saygı olacak.
Evet Güzel Candaş’ım videomun sonuna geldik. Bana zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.
Sen kendini kazanmak için neler yapıyorsun?
Videomun altına yorumunu bırak, okuyanlara sen de ilham ol. Olur mu?
Bağlantıda kal…
Hoşça kal…
Aşkla kal…