Merhaba güzel Candaş’ım,
Bu videomun konusu vazgeçmek. Küçük bir kelime ancak hissettirdikleri oldukça derin. Çocukluğumuzdan beri öğretilen, vazgeçmenin pes etmekle aynı anlamda olduğudur. Asla vazgeçmememiz, mücadeleyi bırakmamamız ve ısrarcı olmamız gerektiği öğretilir. Özellikle sağlıkla ilgili konularda pes etmeden, iyileşmek için mücadele etmeli.
Tamam katılıyorum, ancak yaşım ilerledikçe, ağır ve travmatik olaylar yaşadıkça gördüm ki her zaman direnmek işe yaramıyormuş. Hayatın gizemi bence burada gizli. Mücadele etmemiz gereken durumlar var, hatta çoğunlukta. Ne var ki; yeri ve zamanı geldiğinde vazgeçmeyi, durmayı, bırakmayı da bilmemiz gerekiyor. Bir tedavi işe yaramıyorsa yeni bir tedavi için eskisinden vazgeçilmelidir.
Vazgeçmeyi caymak olarak düşünenler oluyor. Caymanın elle tutulur bir nedeni yoktur. O an canı öyle istemiştir sudan sebeple kararından ya da isteğinden dönmüştür. Peki vazgeçmek de öyle mi sence? Vazgeçmek o kadar basit değil. Onun sağlam nedenleri vardır. Çünkü uğrunda emek ve mücadele vermişsindir. Üzerinde günlerce, gecelerce düşünmüşsündür. İsteyerek ya da istemeyerek vazgeçme karar vermişsen ne kadar mücadele edersen et artık yürümeyeceğini derinden kabul etmişsindir. Caymak farklıdır, vazgeçmek farklı. Caymak zayıflık olabilir ancak vazgeçmek zayıflık değildir. Aynı kefeye bile koyma. Vazgeçmek bir kudrettir. Bazen çabaların boşa gitmiş, emeklerin heba olmuş, vaktin ziyan olmuş gibi gelebilir sana. Oysa bunları hissettikten sonra, vazgeçmemek, ziyan eder hayatını. Emekler boşa gitmez çaba ziyan olmaz.
Ne demiş Hz. Mevlâna “Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.”
Sadece sureti değişebilir. O ısrarla istediğin yerden değil de başka bir yerden sana muhakkak gelecektir. Hem de kim bilir nasıl güzel mucizelerle gelecektir.
Lütfen vazgeçmeyi seçimden farklı bir seçenek olarak sun kendine… Her seçim bir vazgeçiş gibi görünebilir ama her seçim bir vazgeçiş değildir. Vazgeçmek yeni ve bilinmeyen bir yoldur. O mu, bu mu; kalayım mı, gideyim mi; devam edeyim mi, durayım mı gibi birçok ikilemde kalıyorsan o zaman seçimin, arada kalmanın kendine has kaba titreşimindesindir. Öyleyse seçmek ve vazgeçmek arasındaki ne fark vardır? Sana şöyle bir örnekle anlatayım; Bir restorana gittin menüden yiyebileceklerinin sayısını ikiye indirdin. Örneğin nohut ve taze fasulye diyelim. Birinde karar kılmak istiyorsun. Fakat bir türlü seçemiyorsun. İyice düşündükten sonra ibre %60 oranında nohuda doğru kayıyor. Her şey normal gibi gözükse de aklının bir köşesinde hep taze fasulye kalacaktır. Çünkü onun da hatırı sayılır bir yüzdesi var, yani %40. Nohudu yerken bile içinden “Ya taze fasulye nasıldı acaba; sebze yeseydim daha iyi mi olurdu?” diye düşünüp durursun. Hele bir de nohut damak zevkine göre çıkmamışsa, tüm yemeğin neredeyse zehrolur. Çünkü taze fasulyenin %40’lık payı çok büyüktür ve sende büyük bir baskı yaratır. Vazgeçmek ise tamamen farklı bir yapıda çalışır. Aynı örnek üzerinden devam edeyim. Seçmek yerine birinden tamamıyla vazgeçersen, diğeri %100’lük bir orana sahip olur. Yani nohudu seçmeyip fasulyeden vazgeçersen, geride en ufak bir şüphen bile kalmaz. Çünkü sen diğerinden zaten vazgeçmiştin. İçsel konuşman az, bütünlüğün fazla, iyi kilerin çok olur. Bu yüzden ben daima seçmeyi değil vazgeçmeyi tercih ederim.
Vazgeçmek olumlu ya da olumsuz her olasılığa rağmen yapılıyorsa bu büyük bir cesarettir. Varılması en zor noktadır. Umudunun çektiğin üzüntüye hayal kırıklığına yaşadığın mutsuzluklara galip gelmesidir. Çaresizlikle vazgeçsen bile, cesurca adım atılmış olursun. Bu büyük bir erdemdir. İlk başta bir sonmuş gibi gözükebilir. Vazgeçmek son değil, yepyeni taze bir başlangıçtır. Geçmişi bırakmaktır devamlı bozuk plak gibi aynı şeyleri yaşamaktan vazgeçmektir. Ve vazgeçmek ne kadar zor olursa, yaşanacak özgürlük o kadar değerli ve büyük olur. Vazgeçmek tefekkür, hazırlık ve ruhsal olgunluk ister. Her vazgeçiş farklı ve yeni bir durum yaratır. İnsanlar yeni olanın hayatına ne getireceğini bilmediğinden dolayı, eski ve bildiği durumu bırakmaya çekiniyor. Konfor alanından çıkamıyor. Çünkü kendilerine ne getireceğini bilmiyor. İçinde bulunduğu durum iyi olmasa da alışa gelmişin rahatlığı sevilir. İnsanlar bu tür durumlarda vazgeçmemek için mantıklı bahaneler üretir.
Kişi iş yerinde mutsuzsa şöyle der;
“Mutsuzum ama maaşım iyi!”,
“Mutsuzum ama evime yakın!”,
“Mutsuzum ama iş arkadaşlarımı seviyorum!”
Mutsuzluğunu görmezden gelip üzerini kapatırlar. Zaten hangi işyeri, tatil beldesi gibi ki. İşle ilgili yeni girişimler yapsa belki daha iyisini bulacak. Ama kaybetme korkusu ağır basar. Vazgeçen hep kaybeder gibi düşünür. Bu nedenle eskiye takıntılı bir şekilde tutunur. Bir şeye takılıp kalmak, tıkanmaktır. Gerçektende ne istediğini bulmalısın. Ve ona göre net hedefler koymalısın.
Vazgeçilmesi gereken 10 önemli konuya değineceğim, 10 can simidi…
1- ŞİKÂYET ETMEKTEN VAZGEÇ!
Şikâyet etmek kusur aramayı gerektirir. Kusur ve suçlu aramak bağımlılık olur. Otomatik olarak farkında olmadan yapmaya başlarsın. Senin ve çevrendekilerinin enerjisini düşürür. Şikâyet etmek yerine çözümler ara.
2- HER ZAMAN HAKLI OLMA İHTİYACINDAN VAZGEÇ!
Öncelikle “Ben ne dersem o” diyerek aşırıya kaçıp şişik egolu olma. Çünkü akıl akıldan üstündür. Hepimizin birbirimizden öğrenecekleri var. Bir konu üzerinde; düşünceni güzelce, usul usul anlatırsın ancak karşı taraf, körü körüne savunmaya geçerse lütfen zorlama. Zaten sen ne söylersen söyle hep onlar haklıdır. Kendini yorma ve huzurunu kaçırmalarına izin verme.
3- ELEŞTİRMEKTEN VAZGEÇ!
Sürekli kendini ve başkalarını olumsuz eleştirirsen yıkıcı etki altında olursun. Özgüven kaybı yaşarsın. Eleştiri yerine katkılarını söyle. Böylece olumlu düşüncenin gücünden faydalanabilirsin.
4- DEĞİŞİME DİRENMEKTEN VAZGEÇ!
Biz istesek de istemesek de değişim hayatın temel kuralıdır. Her şey değişir. Hayat bu kadar çok değişimle doluyken değişime direnmek, çoğu zaman değişimden daha zor bir hal alır. Sürprizlere, risklere, fırsatlara açık ol. Kişisel gelişimine önem ver, çünkü koşullara uyum kurabilme yeteneğini arttırır.
5- ERTELEMEKTEN VAZGEÇ!
Ertelediklerin üzerinde ağırlık yapar. Aklında hep o tamamlayamadığın sorumlulukların vardır. Dikkatini dağıtır. Plan yap ve planına sadık kalmaya gayret et. Yapman gerekeni zamanında yap ve rahatla gitsin.
6- KİN TUTMAKTAN VAZGEÇ!
Öç alma isteği yıkıcı bir hesaplaşmadır. Kötülüğe kötülükle karşılık vermektir. Yapılan yanlışlar daha medenice, insana yakışır şekilde konuşarak çözülmelidir. Baktınız oda olmuyor uzak durun ya da görmezden gel. Kin tutmak keskin sirke gibi küpüne zarar verir.
7- BEKLENTİLERE GÖRE YAŞAMAKTAN VAZGEÇ!
Hayat başkalarının beklentilerine göre yaşamak için çok kısa. El alem ne der? demir parmaklar gibidir, arkasında hapis kalma. Yüreğini dinle ve özgün yaşa. Kendine özel bir yaşam tarzın olsun. Yaşamaktan keyif al…
8- BAHANELERDEN VAZGEÇ!
Mazeretler üretmek gelişimini engeller. Üretken insanlar bahanelere rağmen başarılı olurlar. Diğerleri devamlı bahane üretip harekete geçemez. Mazeretlerin arkasına sığınma, hedeflerini gerçekleştirmek için kendi şans ve şanslar ver.
9- BAĞIMLILIKLARINDAN VAZGEÇ!
Olumsuz, seni sağlıksız ve mutsuz eden bağımlıklarını yaz. Küçükten büyüğe doğru sırala. Örneğin; tırnak yemek ya da sigara içmek gibi bağımlılığından vazgeçmek istiyorsan hangisi senin için biraz daha kolaysa ondan başla. Tek tek başardıkça motiven artar, zamanla listeni tamamlayınca gücü yakalamış olursun
10- AŞIRI KAYGILANMAKTAN VAZGEÇ!
Devamlı olumsuz bir şey olacak düşüncesiyle yaşamak insanı yorar. Stres ve gerginlik yaratır. Kaygı ve endişe durumuyla savaşma nasıl oluştuğunun farkında olmaya gayret et ve yaşam kaliteni bozuyorsa bir uzmandan yardım al.
Hep vazgeçmekten bahsettik. Peki nelerden vazgeçmeyelim diye düşündüğünüzü duyar gibiyim. Birçok konu var ancak videomu sonlandırman bir tanesine değinmek istiyorum…
Aşktan vazgeçme! Neden vazgeçmemeliyiz. Çünkü aşk en yüce duygu, en üst makamdır. Sahicidir, saftır. Hakiki bir aşığı yukarıya taşır. Dolunayla kucaklaştırır. Eksik olan ne varsa tamamlar ve bütün hale getirir. Cesaretin ve özgürlüğün raksıdır. Hayatı cefasıyla sefasıyla yaşamayı öğretir. Her aşk kendine özgüdür. Tek bir kişiye bağlama aşkı. Yapacaklarını aşkla yapmaktan söz ediyorum. Aşk anda kalmayı öğretir. Hayata karşı güçlü durmanı sağlar.
Aşk ve vazgeçmek, yenilenmek, taze bir nefes, yeni kazanımlar ve dönüşmektir. Vazgeçeceğin yer, mutsuz ve huzursuz olduğun yerdir. Yeterli emek ve çaba sarf ettiysen ardına bile dönüp bakmayacağın yerdir. Doğru zamanda vazgeçmeyi öğrendiğinde dünyanın müziği inan kulağına başka bir ahenkle gelir. Yağmurun ardından çıkan gökkuşağı gibi, karın içinden yükselen kardelen gibi meydan okursun hayata.
Farkındalıkla, yeri geldiğinde doğru vazgeçişlerin tüm hayatını ve benliğini yukarıya doğru taşır.
Güzel Candaş’ım, bana zaman ayırdığın çok teşekkür ederim.
Sen de nelerden vazgeçip kendini daha iyi hissettin?
Videomun altına lütfen yorum olarak paylaş. İlham ol, olur mu?
Bağlantıda kal…
Hoşça kal…
Aşkla kal…